BU BÖYLE YÜRÜMEZ

Suriye’de yaşanılan Fırat Kalkanı Operasyonu’nda Türkiye’nin çok önemli bir inisiyatif aldığını belirten AK Parti Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, “Bu operasyonu yapmamızdaki temel kararlılık havaalanımıza füze düştü, Kilis’te vatandaşımız hayatını kaybetti. Suriye’de yaşanılan Fırat Kalkanı Operasyonu’nda Türkiye’nin çok önemli bir inisiyatif aldığını belirten AK Parti Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, “Bu operasyonu yapmamızdaki temel kararlılık havaalanımıza füze düştü, Kilis’te vatandaşımız hayatını kaybetti. Eğer El Bab’ta güvenlik olmazsa Kilis güvenli olmaz. Cerablus güvenli değilse Gaziantep, Ankara güvenli değildir. Hatta Avrupa güvenli değildir. Şuanda bir yönetim sıkıntısı var. Parlamenter sistem mi belli değil. Yarı başkanlık mı belli değil. Bu işin adının konulması lazım. Bu böyle yürümez” dedi. Radyo Zeugma ve GRT FM’in ortak yayınında Meral Ay’ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olan AK Parti Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum çalışmalarını anlattı. TÜRKİYE BÖLGENİN VE DÜNYANIN EN SÜPER GÜCÜ OLACAK Referandumun amacının Türkiye’de yaşanan çarpıklıkları ortadan kaldırmak olduğunu belirten Gül, “Etrafımızda olup bitene baktığımız zaman istikrarlı olarak ağırlığını koruyan neredeyse tek ülke diyebiliriz. Etrafımızda Irak’ta, Suriye’de, kuzeyimizde yaşanan hadiselere baktığımızda Türkiye eğer elinden istikrarı kaybederse Türkiye’nin Allah korusun bir Suriyeleştirme, Türkiye’nin bir Balkanlaştırma yönünde özellikle bazı güçlerin bir plan olduğu açık. Türkiye eğer kendi istikrarını koruyamazsa, kendi içerisindeki barışını muhafaza edemezse Türkiye üzerinde kötü emelleri olanlar Türkiye’yi Allah korusun çökertmeye çalışacaktır. Anayasa değişiklikleri her zaman güllük gülistanlık ortamlarda yapılmaz. 1921 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasasıdır ve Kurtuluş Savaşımızı verirken yaptık. Polatlı’dan top sesleri geliyor meclisimiz çalışıyor kimse demedi ki bu düşman buraya kadar gelmişken anayasanın zamanı mı? demedi. Anayasalar her zaman toplumların var oluş mücadelelerinde ayakta kalma mücadelelerinde toplumsal bir belgedir. Bu anayasanın amacı Türkiye anayasa kitapçığının fırlatıldığı dönemler gibi, başbakan cumhurbaşkanı kavgaları gibi Türkiye’yi onlarca yıl heba edilen dönemler artık geride kalsın. Eğer yönetimde bir istikrarsızlık varsa terör azıyor, vatandaşın cebi küçülüyor. İnsanımız mutlu, huzurlu olmayınca, ülkemiz istikrarlı olmayınca Türkiye üzerinde hesabı olanlar ya da bölgede istikrarsızlaştırma üzerine projeleri olanlar çok rahat bir ortam buluyorlar. Bu anayasa değişikliğinin amacı Türkiye’nin beka sorunu olmasın, Türkiye’nin 80 milyonun birliğini, beraberliğini muhafaza etsin. Anayasanın genel özü bu. İstikrarı, birlik, beraberliği getireceği için Türkiye’nin en ihtiyaç duyduğu bir konudur. Özellikle 15 Temmuz’da Türkiye’ye yönelik çok ciddi saldırı oldu. Bugün Hollanda, Almanya devlet kanallarında hayır propagandası yapıyor. Neden? Çünkü Türkiye 16 Nisan’da güçlü bir evet derse Türkiye bölgenin ve dünyanın en süper gücü olacak. Bundan duyulan bir rahatsızlık var” dedi. GÖRÜŞME ESNASINDA OLUMSUZ RAPOR YAZACAKLARINI ANLADIM Avrupa’nın her zaman Türkiye’yi hasta adam olarak görmek istediğini belirten Gül, “Bize Venedik Komisyonu’ndan geldiler. Partimiz olarak da ben görüştüm. Ben görüşme esnasında olumsuz rapor yazacaklarını anladım. ‘Olağanüstü hal döneminde anayasa olur mu?’ dediler. Bende Fransa oluyor dedim. Cumhurbaşkanı, meclis seçimi yapılıyor. Orası işte Fransa. Burası da Türkiye. Türkiye kendi geleceğine Türkler karar verir. Bu ülkede yaşayan 80 milyon zengini ile fakiri ile Türk’üyle, Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle kim varsa herkes kendi geleceğini kendisi tayin edecek 16 Nisan’da. Biz Almanya’nın geleceğini, Hollanda’nın geleceğini oylamıyoruz ki Türkiye’nin geleceğini oyluyoruz. Eğer Almanya devlet kanalları Türkçe yayın yaparak hayır için oy istiyorsa Türkiye’deki vatandaşlarımız ne yapacağını çok iyi görüyor. İsviçre’de bir gazete Türkçe hayır yazarak manşet çıktı ama bizim milletimiz 16 Nisan’da onlara Türkçe olarak evet demeyi de öğretecekler. Avrupa Türkiye’yi hep hasta adam olarak görmek istiyor. Her zaman öyle arzuluyor. Artık Türkiye hasta adam değil. O hasta adam dedikleri ayağa kalktı. Bundan rahatsız oluyorlar. Türkiye’nin başında güçlü bir lider, güçlü bir millet var” dedi. TÜRKİYE DÜNYADAKİ 3 SÜPER GÜÇTEN BİRİSİ OLACAK 3. Havalimanının en çok Almanya’yı rahatsız ettiğini ifade eden Gül, “Artık Almanya değil Türkiye bütün transit merkezlerin geçişleri olacak. Hollanda açıkça söylüyor. Bu işin temel merkezinde Türkiye güçlü bir şekilde Amerika, Rusya dünyanın 3 süper gücü olacak. 16 Nisan’da evet demenin anlamı Türkiye dünyadaki 3 süper güçten birisi olacak. Cumhuriyetimiz 1923 yılında kuruldu. 16 Nisan’da evet diyerek 2023’de 100. yılda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına gireceğiz. Bu sistem ile Dünya’da 2 trilyon dolar milli gelirimiz olacak. Herkesin cebine 25 bin dolar girecek. Türkiye’yi hep sağlam bir Pazar olarak gördüler ama Türkiye şimdi kendi tankını, kendi arabasını, kendi motorunu, kendi uçağını üretecek güce geldiği için bundan rahatsızlık duyuyorlar. Bunda başarılı olamayacaklar çünkü kararı Hollanda, Almanya değil Şahinbey, Şehitkamil, Gaziantep verecek. Buradaki Hasan veriyor Hans vermiyor. Sandıktan milletimiz güçlü bir evet vereceğini inanıyoruz” dedi. TÜRKİYE’NİN YENİDEN DİRİLİŞİNDEN DUYULAN BİR RAHATSIZLIK VAR Gül, “Cumhurbaşkanımızı ya da Bakanlarımızı ülkelerine almayanların sokaklarında, meydanlarında terör örgütlerinin cirit attığını büyük bir ibretle izliyoruz. Yaklaşık 40 bin canımızı kıymış ve dünyanın terör örgütü olarak kabul ettiği teröristlere meydanları açıyorsunuz ama seçilmiş bir bakana Türklerle, vatandaşlarıyla buluşmasına izin vermiyorsunuz. Burada gerçekten Türkiye’nin yeniden dirilişinden, yükselişinden duyulan bir rahatsızlık var ama Türkiye onlara da demokratik değerleri insan haklarını hatırlatacak bir demokratik reform olan 16 Nisan’daki sonuçla Avrupa’ya demokrasi dersi verecek” HAYIR ÇIKMAYACAĞINA İNANIYORUM Sandıktan hayır çıkmayacağına inandığını belirten Gül, “Hayır çıkmasını aklımdan bile geçiremiyorum çünkü hayır çıkarsa Türkiye Suriyeleşir. Hayır çıkarsa Türkiye’yi kimse adam yerine koymaz çünkü Türkiye kendi içinde sorunlarıyla uğraşan kırılma hatlarıyla, fay hatlarıyla mücadele eden artık Türkiye üzerinden kötü düşünceleri olanları rahatlatır. Bunu elbette hayır verecek olan vatandaşlarımızı töhmet altında bırakmamak için söylemiyorum yani bütün milletimizin akli selim sandığa gittiğinde sadece uyarıda bulunuyoruz. Herkes zaten evet dese biz bu programda evetin ne getirdiğini anlatmayız. Evetin çıkması demek daha güçlü bir Türkiye demektir. Ben hayır çıkmasının Türkiye’nin bölgedeki duruşu, bölgedeki yaşanan durumlarda çok sıkıntılı bir süreç görür. Allah korusun bunu aklımdan bile geçirmek istemiyorum Türkiye için” dedi. AVRUPA 16 NİSAN’DAKİ TABLOYU ÇOK MERAK EDİYOR Avrupa ve diğer ülkelerin 16 Nisan’daki çıkacak tabloyu çok merak ettiklerini belirten Gül, “16 Nisan’dan sonraki tavırları çok değişecek. Türkiye’deki ekonomik gelişimde, Dünya’daki siyasi gelişimindeki Türkiye’ye bakışı farklı olacaktır. Türkiye Ortadoğu’da ve Dünya’da masanın en başında olacaktır. Bu anlamdaki temel meselesi de özellikle Suriye’de yaşanılan bizim Fırat Kalkanı Operasyonu ile Türkiye çok önemli bir inisiyatif aldı. Bu operasyonu yapmamızdaki temel kararlılık havaalanımıza füze düştü, Kilis’te vatandaşımız hayatını kaybetti. Eğer El Bab’ta güvenlik olmazsa Kilis güvenli olmaz. Cerablus güvenli değilse Gaziantep, Ankara güvenli değildir. Hatta Avrupa güvenli değildir. Şuanda bir yönetim sıkıntısı var. Parlamenter sistem mi belli değil. Yarı başkanlık mı belli değil. Bu işin adının konulması lazım. Bu böyle yürümez” dedi. CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİ KILIÇDAOĞLU OKUMADIYSA HALA VAKİT VAR Ana muhalefet partisi CHP’nin milletin aklını karıştırarak yalan yanlış bilgiler verdiğini belirten Gül, “Biz milletimizin bu değişiklik teklifini okuyarak sağlıklı karar vereceğine inanıyoruz. Ana muhalefet partisinin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki ‘Başbakan ve Cumhurbaşkanı iki farklı partiden olursa ve bunlar arasında da kriz olursa bu ülkeye faturası ağır olur’ bunu AK Parti anlatmıyor diyor. Bizde tam da bunu söylüyoruz. Bizim sistemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan diye iki ayrı bir kurum olmayacak. Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık birleşiyor. Birleşiyor da uzaydan mı geliyor. Hayır milletin sandığından geliyor. Kılıçdaroğlu bize bu konuda yardımcı oldu. Ahmet Necdet Sezer ve Ecevit her ikisi de sosyal demokrat gelenekten geliyor. Ben insanların görüşlerine saygı duyarım. Her iki aynı siyasi görüşe sahip olmasına rağmen 2001 yılında Cumhurbaşkanı Başbakan’a bir anayasa kitapçığı fırlattı. Bunun sonunda 20 banka hortumlandı. 50 milyar dolar sadece bu bankaların bu ülkeye vermiş olduğu fatura. Bugün 18 yaşında Ayşe’nin, Mehmet’in, Ali’nin o genç kardeşlerimiz daha güçlü bir Türkiye’ye uyanacaklardı ama sistemde Cumhurbaşkanı ile Başbakan çatışmasının faturası 600 milyarı geçti ve 2011 yılına kadar sizin bizim cebimizden gitti. Şehreküste’deki taksici Ahmet amcanın, Karşıyaka’da bakkal Hüseyin amcanın ya da İbrahim’deki Ayşe teyzenin cebindeki 100 liranın 50 lirasını Cumhurbaşkanı Başbakan kavgası aldı götürdü. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni Kılıçdaoğlu okumadıysa hala vakit var. Okusun. Bizim sistemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan diye iki ayrı kurum yok” dedi. BU SİSTEMİN PATRONU MİLLET Bu sistemin çift başlılığı ve bunun neden olduğu sorunları ortadan kaldırdığını vurgulayan Gül, şunları kaydetti: “Yüzde 50 artı 1'i alanın hükümet kurduğu, uzlaşmacı bir sistemdir bu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ayrıştırmaz birleştirir. Yüzde 50 artı 1'i almak için Karşıyaka'daki 1 oyun da anlamı var, zengininde 1 oyun da çok büyük değeri var. Bu sistemin patronu millet. Bu sistemin de özü meclisin de, yürütmenin de, hükümetin de aynı gün teşekkül ettiği ve cumhurbaşkanının en fazla 10 yıl seçildiği bir sistemden bahsediyoruz. Bugün, Başbakanlıkta bir süre yok ama yeni düzenlemede buna bir süre sınırlaması getiriyoruz.” CHP İLE UZLAŞTIĞIMIZ 7 MADDE OLDU MHP’nin 16 Nisan’da yapılacak olan referandumda neden AK Parti’nin yanında yer aldığını açıklayan Gül, “15 Temmuz sonrasında MHP ile de CHP ile de 3 parti olarak bir araya geldik. Birkaç ay çalışma yaptık. CHP ile uzlaştığımız 7 madde oldu. Biz 7 maddeyi bu teklifin içerisine koyduk. 16 Nisan’da oylayacak olduğumuz referandumda CHP’nin de kabul ettiği bu 7 madde var. Biz bir çağrıda bulunduk. Gelin sizde teklifinizi getirin milletimizin önüne iki seçenek ile çıkalım. CHP’ye, AK Parti olarak mecliste biz size destek verelim teklifinizi meclisten geçirelim dedik. Bizim teklifimizi de geçirelim. Milletimiz hangisini kabul ederse onunla yürüyelim. CHP buna sıcak bakmadı. CHP burada bir sorumluluk almadı” dedi.