SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI ALKOL VE UYUŞTURUCU KADAR TEHLİKELİ « GAZİANTEP RADYO ZEUGMA

12 Temmuz 2026 - 05:15

SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI ALKOL VE UYUŞTURUCU KADAR TEHLİKELİ

SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI ALKOL VE UYUŞTURUCU KADAR TEHLİKELİ
Son Güncelleme :

24 Eylül 2024 - 15:50

11 views

Sosyal medya bağımlılığı, dijital çağın en önemli sorunlarından biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, bu bağımlılığın sadece teknolojiye aşırı bağlılık olmadığını, aynı zamanda
bireylerin psikolojik ve sosyal hayatlarında ciddi bozulmalara yol açtığını belirtiyor.
Dijital platformlara sürekli bağlı kalma isteği, kaygı, depresyon ve dikkat dağınıklığı
gibi ruhsal sorunlara neden olabiliyor.
Özellikle gençler arasında yaygın olan sosyal medya bağımlılığı, kişisel ilişkilerin
zayıflamasına, akademik ve mesleki başarıların düşmesine, hatta fiziksel sağlığın
olumsuz etkilenmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu bağımlılığın diğer bağımlılıklardan
farkı olmadığını, kontrol edilmediğinde yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere neden
olduğunu vurguluyor.
Başta masum görünen sosyal medya bağımlılığı, uzun vadede bireylerin ruh sağlığını
derinden etkileyerek, tedavi edilmediğinde kişisel gelişimi olumsuz etkileyen bir kısır
döngü oluşturabiliyor.
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Gülçin
Elboğa, sosyal medya bağımlılığının, diğer bağımlılıklardan farklı olmadığını ve
benzer şekilde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Elboğa, sosyal medya bağımlılığı konusunda önemli uyarılarda bulunarak, bu tür
bağımlılıkların bireylerin ruhsal ve sosyal hayatlarını olumsuz etkilediğini belirtti.
Elboğa konuşmasında şunları söyledi: Sosyal medya bağımlılığı diğer
bağımlılıklardan çok ayrışmıyor. Sosyal medya bağımlılığında biz bağımlı olduğu
durumla ilişkili artan bir miktarda zaman ve efor harcadığını görüyoruz, diğer
bağımlılıklarda olduğu gibi. Bunun dışında sosyal medyaya ulaşamadığında sıkıntı
yaşaması, ruhsal çöküntü hali, kaygı, depresyon gibi bir takım psikolojik sorunların
eşlik ettiği durumları görüyoruz. Sosyal medyayla kişi sürekli zihinsel bir aşırı uğraş
içerisinde oluyor. Çevrim içi veya çevrim dışıyken bir sonraki yapacağı etkinliği
planlama, aldığı beğenileri takip etme, alınan yorumları izleme, Acaba bir şeyin
gerisinde kaldım mı? gibi sürekli zihinsel aşırı uğraşın olduğunu görüyoruz. Bazen
çevresinin de belki eleştirileriyle, kendinin de farkına varmasıyla sosyal medyadan bir
miktar uzaklaşmak istese de artık bunun azaltılmadığını, yani başarısız bir
girişimlerinin olduğunu görüyoruz. Tüm bu noktalarda kişiye dijital bağımlı diyoruz.
Çünkü kişi bunun artık zararlı etkilerini görmeye başlamasına rağmen bir türlü
kendisini geriye çekemiyor. Artık bu kişinin sosyal ilişkileri bozuluyor, arkadaş ilişkileri

bozulmaya başlıyor, zamanında sözlerini tutamayabiliyor, ödevlerini yapamayabiliyor.
Geceleri, özellikle öğrenciler, o kadar vakit geçiriyor ki, artık gece uykusuzluğu
başlıyor. Bu sefer gündüz uykululuk haline dönüyor. Tüm bunlar, aile, okul, iş ve
çevresel ilişkilerini ve başarısını etkilemeye başlayarak kısır bir döngüye neden
oluyor.
Elboğa, bağımlılıkların tedavisinde en önemli adımın önleyici tedbirler almak
olduğunu ifade ederek, Tüm bağımlılık hastalıklarında amacımız oluşmadan
önlemektir. Burada da hem aileye hem okula, birinci koruma dediğimiz, bağımlılık
oluşmadan sürecin farkındalığıyla ilişkili çalışmalar yapmak ve kişilere sağlıklı
teknolojiyi kullanmayı öğretmek en büyük önem arz ediyor. Tüm bunlara rağmen bir
bağımlılık söz konusuysa, zaten incinebilir olan aile ilişkileri çok da hırpalamamak
gerekiyor. Bağımlı kişiye yaralayıcı ifadeler kullanıldığı zaman sürece faydası
olmuyor. Bu tür durumlarda bir profesyonelden yardım almakta fayda var" diye
konuştu.
Elboğa, dijital bağımlılığın genellikle daha masum görüldüğünü, ancak madde veya
alkol bağımlılığından farklı olmadığını vurgulayarak, "Aileler dijital bağımlılığı
genellikle hafife alıyor. Madde veya alkol bağımlılığında aileler her an tetikte
olabiliyor, önlem alabiliyor, hemen önünü kesebiliyor ancak dijital bağımlılık biraz
daha masum görülüyor, oysaki diğer bağımlılıklardan çok farkı yok ve benzer işliyor.
Dijital bağımlılığı hafife almamak gerekiyor. Gün geçtikçe zamanın daha fazla
harcanması ya da ulaşılmadığında ruhsal anlamda sıkıntı yaşanması, depresyon,
anksiyete, kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi birçok ruhsal
bozukluğu beraberinde görüyoruz. Ruhsal bozukluklar, bağımlılığın başlamasına
sebep olabiliyor, bazen sürmesine, bazen de bir sonucu oluyor. Kısır döngüyü
kırmadan etkili bir tedavi uygulayamıyoruz ifadelerini kullandı.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.