Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yerli kalp-akciğer makinesi “LIFELINE HLM”, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarında başarıyla kullanıldı.
ASELSAN tarafından geliştirilen ve ilk klinik uygulaması Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen LIFELINE HLM’nin ikinci klinik uygulama merkezi, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi oldu.
Klinik çalışma kapsamında hastanede yerli kalp-akciğer makinesi kullanılarak dört vaka başarıyla gerçekleştirildi. Uygulamalardan birinde hastaya üç damar bypass ameliyatı yapılırken, bir başka hastaya ise klinik çalışma kapsamında ilk kez ASELSAN Kalp-Akciğer Makinesi kullanılarak minimal invaziv yöntemle kalp kapağı değişimi ameliyatı uygulandı. Açık kalp ameliyatları sırasında kalp ve akciğerlerin görevini geçici olarak üstlenen cihaz, operasyonlar boyunca başarıyla kullanıldı.
Ameliyatların ardından GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, operasyon geçiren hastalarla bir araya geldi. Hastaların sağlık durumuna ilişkin GAÜN Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Karahan’dan bilgi alan Doğan, hastalara geçmiş olsun dileklerini iletti.
REKTÖR DOĞAN: “YERLİ KALP-AKCİĞER MAKİNESİNİN KLİNİK ÇALIŞMALARINDA GAÜN ÖNEMLİ ROL ÜSTLENİYOR”
GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ve millî sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Sağlık Bakanlığı, TÜSEB ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen kalp-akciğer makinesinin klinik uygulamalarından birinin Gaziantep Üniversitesinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Hastanede yerli kalp-akciğer makinesi kullanılarak dört vakanın başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Doğan, Gaziantep Üniversitesinin projenin ana çalışma merkezlerinden biri olarak önemli bir sorumluluk üstlendiğini kaydetti.
Doğan, sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması ve Türkiye’nin kendi imkânlarıyla yüksek teknoloji üretebilmesi açısından bu tür çalışmaların stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Gaziantep Üniversitesi’nin güçlü akademik kadrosu, deneyimli sağlık çalışanları ve gelişmiş sağlık altyapısıyla yerli ve millî teknolojilerin geliştirilmesi, test edilmesi ve klinik uygulamalara kazandırılmasına katkı sunmaya devam edeceğini belirten Doğan, hastanenin yalnızca Gaziantep’e değil, çevre illere ve geniş bir bölgeye ileri düzey sağlık hizmeti sunmasının da bu çalışmayı ayrıca değerli kıldığını ifade etti.
KERVAN: “YERLİ SAĞLIK TEKNOLOJİLERİNİ GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan ise kalp-akciğer makinesinin yaklaşık üç yıllık çalışma sonucunda sağlık çalışanları, mühendisler ve cihazı kullanan ekiplerin ortak katkısıyla geliştirildiğini belirtti.
İlk çalışmaların TÜSEB’in İstanbul’daki hayvan laboratuvarında gerçekleştirildiğini, başarılı sonuçların ardından klinik uygulama aşamasına geçildiğini ifade eden Kervan, ilk uygulamanın Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde, ikinci klinik uygulamanın ise Gaziantep Üniversitesinde yapıldığını kaydetti.
Gaziantep Üniversitesi ekibinin cihazın geliştirilme sürecinden itibaren çalışmalara katkı sunduğunu belirten Kervan, GAÜN Rektörlüğüne, hastane yönetimine ve Kalp ve Damar Cerrahisi ekibine teşekkür etti.
Kervan, “Üreten Sağlık” vizyonu doğrultusunda sağlık teknolojilerinin Türkiye’de geliştirilmesinin hedeflendiğini belirterek yerli kalp-akciğer makinesinin bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
KARAHAN: “GAÜN BAŞ ARAŞTIRMA MERKEZİ OLARAK ÖNEMLİ BİR SORUMLULUK ÜSTLENİYOR”
GAÜN Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Karahan da kalp-akciğer makinesinin açık kalp ameliyatlarının en kritik teknolojilerinden biri olduğunu belirtti.
Cihazın ameliyat sırasında hastanın kalp ve akciğer fonksiyonlarını geçici olarak üstlendiğini aktaran Karahan, bu nedenle sistemin doğrudan yaşam desteği sağlayan ileri teknoloji bir tıbbi cihaz olduğunu ifade etti.
Gaziantep Üniversitesinin klinik çalışmada baş araştırma merkezi olarak önemli bir sorumluluk üstlendiğine dikkati çeken Karahan, üniversitenin görevinin yalnızca cihazı kullanmak olmadığını; cihazın güvenliğini, performansını ve klinik sonuçlarını bilimsel verilerle ortaya koymayı da kapsadığını kaydetti.
Karahan, klinik uygulamalardan elde edilecek sonuçların LIFELINE HLM’nin Türkiye’de yaygın kullanıma alınması ve ilerleyen dönemde uluslararası pazarlara açılması açısından önemli veriler sağlayacağını belirtti.