GÜÇYETMEZ: ADALET İSTİYORUZ « GAZİANTEP RADYO ZEUGMA

27 Mayıs 2022 - 19:39

GÜÇYETMEZ: ADALET İSTİYORUZ

GÜÇYETMEZ: ADALET İSTİYORUZ
Son Güncelleme :

19 Nisan 2022 - 23:16

19 views

Gaziantep’in Şahinbey İlçesinde ruhsatsız  ve yapı denetimi  olmadan yapılan Akkent Cami inşaatının ahşap iskelesinin çökmesi sonucu inşaat mühendisi Korkut Küçükcan’ın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması gerçekleşti.

Küçükcan’ın avukatı Feride Dilek Helvacı, “İçişleri Bakanlığı Şahinbey Belediyesi’ndeki bazı yetkililer hakkında soruşturma izni vermişken Danıştay bu kararı kaldırdı. Bu gerçekten hukuk adına içler acısı. Çünkü bilirkişi raporlarında, uzman raporlarında tüm sorumluluğun Şahinbey Belediyesine ait olduğu belliyken Danıştay tüm bu raporları da yok sayarak yeni de bir inceleme yaptırmaksızın sanki tüm sorumluluk oraya giren ölen mühendisi aittir gibi bir değerlendirmede bulundu. ‘’dedi

Gaziantep’in Şahinbey İlçesi’ndeki Akkent Cami inşaatında 14 Kasım 2019’da yaşanan iskele çökmesi sonucu hayatını kaybeden inşaat mühendisi Korkut Küçükcan’ın ölümüyle ilgili haklarında   “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanan Ahmet Selim Ener, Ali Fuat Tonuç, Uğur Çağlar, Metin Dertli, Durdu Bozkurt ve Derviş Karakuş’un yargılanmasına başlandı.

ŞAHİNBEY BELEDİYESİ İSE İLK DURUŞMADA YER ALMADI

14 Kasım 2019 yılında Gaziantep’in Şahinbey İlçesinde Akkent Cami inşaatının ahşap iskelesinin çökmesi sonucu inşaat mühendisi Korkut Küçükcan enkazın altında kalmış 33 saatlik çalışma sonucu Küçükcan’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Gaziantep Bölge Adliyesi 9. Ağır mahkemede dün (19.04.2022) taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme sebebiyle açılan davanın duruşması gerçekleşti. Duruşmaya Korkut Küçükcan’ın babası Kemal Küçükcan, eşi Zeynep Küçükcan, kardeşi Sürayya Küçükcan ile avukatları katıldı. Sanıklardan Eda Can İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Selim Ener,  Ali Fuat Tonuç, Uğur Çağlar katılırken, Derviş Karakuş, Metin Dertli ve Durdu Bozkurt durmaya katılmadı.  Şahinbey Belediyesi ise ilk duruşmada yer almadı.

Duruşma Gaziantep Barosu ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şubesi yönetiminin davaya katılma talebinde bulunmasıyla başladı.

ENER: CAMİ YAPILACAK YER İMAR PLANINDA PARK OLARAK GÖRÜNÜYORDU, RUHSATI YOKTU

Kimlik tespitinin ardından duruşmada söz alan Eda Can İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Selim Ener, “Şahinbey Belediyesi tarafından 2011 yılında bizden cami yapılması istendi.  Hayrınıza yapmak ister misiniz diye sordular. Yer gösterdiler, destek verdiler.  1,5 milyon TL harcadık. 2015 yıllının sonunda devrettim. Alırken de protokol yapmadık verirken de protokol yapamadık. Hayır işi yaptık.  Biz kendilerine yerin büyük olduğu bütçenin sınırlı olduğunu söyledik.  Onlarda “yardımcı oluruz” dediler ve bu şekilde anlaştık. Cami yapılacak yer imar planında park olarak görünüyordu. Ruhsatı yoktu. Belediyeden bize daha sonra ruhsatı alacaklarını söyledi. O zaman İmar Müdürü Olarak Aslettin Yıldız vardı. Onunla konuşuyorduk. Cami inşaatına devam ettik. Yaklaşık 25 metre kadar camiyi yükselttik.  Vaat ettiğimiz parayı fazlasıyla harcamıştık. Cami şahsımın yapamayacağı kadar büyüktü. Bizden sonra cami inşaatı devam etti.  2015 yılı sonunda belediyeye devredildi. Bizim yaptığımız dönme iskele kanunu yoktu. Sağlam bir şekilde verdik. Bizden sonra belediye cami inşaatına devam etti. Cami için herhangi bir protokol yapmadık. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı istiyorum.” dedi.

TONUÇ: YAPI DENETİMİ YOKTU

Eda Can İnşaatın Ortağı olan Ali Fuat Tonuç ise “Ahmet Selim Ener’in söylediğine aynen kalıyorum” dedi. Tonuç’a hakim “Yapı denetim var mı diye sordu. Tonuç soruya, “İnşaat belediyeye ait olduğu işin belediye kontrol ediyordu. Yapı denetim firması yoktu. Uğur Çağlar takip ediyordu. 2015 yalında devrettik. O aşamadan sonra cami inşaatı ile ilgili bir bağımız yoktu. Bizden ayrıldı belediyeye geçti.” şeklinde savunma yaptı.

ÇAĞLAR. BİZE ‘SİZ BAŞLAYIN RUHSATI HALLEDECEĞİZ’ DEDİ

Sanıklardan Uğur Çağlar da savunmasını, “ Şahinbey Belediyesi bize böyle büyük bir cami yapacaklarını söylediler ve ‘bize yapar mısınız’ dediler. Biz de çok büyük olduğunu yapamayacağımızın söyledik. Onlarda yapmamızı yarım kaldığında kendilerini yapabileceğini söyledi.” şeklinde yaptı. Çağlar’ın savunması sırasında Mahkeme Başkanı “Ruhsat yoksa nasıl yaptınız?” sorusunu yöneltti. Çağlar ise soruya “Ruhsatı olmayan bir yerde inşaat yapılamayacağını biliyorum. Belediyeye ait olduğu için  bir şey diyemedik. O dönemki Şahinbey Belediyesinde İmar Müdürü Aslettin Yıldız’dı. Bize ‘siz başlayın ruhsatı halledeceğiz’ dedi. İnşaata başladık.  Belediye cami inşaatının temelini atıp projesini bize verdi. Biz de ahşap iskele kurduk. 2015 yılında cami inşaatını belediyeye teslim ettik.  Bununla ilgili herhangi bir protokol yapmadık. İskele ile ilgili zorunluk 2014 yılında çıktı. Geçiş süresi verildi. Biz hayır için cami inşaatına girdik. Vaat etmiş olduğumuz parayı harcadıktan sonra inşaatı belediyeye devrettik. Cami inşaatı yapılırken iskele sistemini Durdu Bozkurt  yaptı.  Biz devrettikten sonra belediye ile çalışmaya devam etti.  Duyduğuma göre Durdu Bozkurt bırakmış Derviş Karakuş almış.  Söylenene göre Derviş Karakuş iskeleyi sökmüş yeniden kurmuş.” dedi.

SÜREYYA KÜÇÜKCAN :TÜM SORUMLULARIN CEZALANDIRILMASINI VE DAVAYA KATILIM İSTİYORUM

Mahkemede söz alan Korkut’un kardeşi Süreyya Küçükcan, “Ben Korkut Küçükcan’ın kardeşiyim. Kendisi iş güvenliği ve yapı güvenliği konusunda alanında etkin bir isimdi. Cami inşaatından statik inceleme yapmak üzere belediye ile sözlü olarak anlaşma yaptığını ve görevlendirildiğini biliyorum. Tüm sorumluların cezalandırılmasını ve davaya katılım istiyorum.” dedi.

ŞAHİNBEY BELEDİYESİNİN YARGILANMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ

Süreyya Küçükcan, “Bu dava bir şekilde gecikmeli de olsa başladı.  Biz sorumluların yargılanmadığını düşünüyoruz. Şu an oradaki müteahhit, işveren ve mal sahibi konumundaki. Asıl Şahinbey Belediyesinin yargılanması gerektiğini düşünüyoruz. Burada şu an yargılananlar bir yere kadar inşaat yapmış ve daha sonra bırakmış kişiler ama daha sonrasında devamı ile ilgili herhangi bir şey yok. Gelişmeleri hep birlikte bizde merak ediyoruz.”

ZEYNEP KÜÇÜKCAN: ÖKSÜZ KALAN İKİ ÇOCUĞUM VE ADALET İÇİN GELDİM

Korkut’un eşi Zeynep Küçükcan Zeynep Küçükcan,  “ Bugün buraya ihmaller sonucu hayatını kaybeden eşim ve öksüz kalan iki çocuğum için adalet için geldim. Her şey net apaçık ortada. Adalete olan inancım sarsıldı. Eşim alanında uzman. Birlikte çalıştık her şeyi detaylı biliyoruz. Belediye mail aracılığı ile sözlü olarak işi veriyorlar. Sonra belediye buna rağmen Korkut Küçükcan ile anlaşmadığını beyan etti.  Faturalar var. İskelenin çökmesinin sebebi ise oraya dökülen beton. Orada gerçekten bir cinayet söz konusu. İşin içine girince eşim orada kurban. Olay sırasında da çok sıkıntı var. Eşimin saat 15: 00’de belediyede toplantısı var.

Toplantı öncesi gidip bakmış. Saat 16: 00 gibi de bana haber geldi.  Beklediğimiz gece oranın ruhsatı ada parselasyonu yapılıyor.  Baretinin olmadığını belirtiler. Eşime çamur atmaya çalıştılar Benim eşim arabada baretini bulunduran  biri. Kamera kayıtlarını incelediğimizde üstünü değiştirdiğini sırtına çantasını aldığını görürsünüz. Çantada bareti vardı.  Baret bulunamamıştı. Daha sonra bulundu. Vali Bey açıklama yapmıştı. Daha sonra açıklamalar ret edildi.  Baretin Küçükcan’ a ait olmadığı çalışan işçiye ait olduğu belirtildi. Orda bir sürü şahidimiz var.

TMMOB kendisi rapor çıkardı. ODTÜ ve Üsküdar Üniversitesi tarafından hazırlanan raporlar da işin belediyeye ait olduğu ve Belediyenin kusurlu olduğunu Korkut Küçükcan’ın kusursuz olduğunu ortaya çıktı.  Şu anda tanık olarak bile belediye yetkilileri duruşmaya gelmedi. Belediye tarafından neden inşaata girdi niye söylemelerde bulunuluyor. Zaten yapacağı iş güçlendirme işidir. İçeri giremeden durumun tespitini yapması mümkün değil.” dedi.

BELEDİYEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ AMA HİÇBİR SORUMLU YOK.

Kemal Küçükcan ise ‘’İnşaatı gözden geçirmesini ve güçlendirmesini istedi. Sırıkların kullanılması mevzuata uygun değildir. 60-70 metrenin üzerinde yükseklikte ahşap iskele yapılmaz. Bu iskele meselesi ana konudur çocuğumun ölümüne iskele neden oldu. Bunun muhatabı olan bir belediyeyle karşı karşıyayız ama hiçbir sorumlu yok. Oysaki belediyenin ana görevi imara aykırı yapıları denetlemek.  Benim çocuğum yanlışları düzeltmek için çağrılıyor. Ancak ihmaller birike birike evladıma sebep oluyor. Cami de hiçbir tedbir yok. Biz yaptık diyorlar. Sırıklar yakılamayacak durumda ama bu sırıklarla inşaat yapılıyor.  ‘’ dedi. Kemal Küçükcan, “Tamamen suçsuz olan evladıma suçun, Danıştay tarafından karşı tarafın suçsuz bulunması veya yargılatmaması büyük bir hukuki eksiklik. Yani cinayet gibi geliyor bana. O açıdan ben bu davanın adalet, hak,  hukuk ve toplum adına sonuna kadar götürülmesi gerektiğine inanıyorum ve aile olarak da takipçisi olacağız.

KARAR:

Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Kemal, Süreyya ve Zeynep Küçükcan’ın davaya katılma taleplerinin kabulüne, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şubesi’nin katılma talebinin bir sonraki celse değerlendirilmesine, Gaziantep Barosu’nun suçtan zarar görme ihtimalinin bulunmamasından dolayı davaya katılma talebinin reddine, duruşmaya katılmayan sanıkların bir sonraki celse zorla getirilmesine, Şahinbey Belediye başkanlığına müzekkere yazılarak 2012-2019 yılları arasında İmar Müdürlüğü yapan kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin istenmesine verildiği takdirde bir sonraki duruşma gününde tanık olarak dinlenmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına karar vererek duruşmayı 15 Eylül tarihine erteledi.

HELVACI: HUKUK ADINA İÇLER ACISI

Duruşmadan sonra açıklamalarda bulunan Zeynep Küçükcan’ın avukatı Feride Dilek Helvacı, “Burada Küçükcan ailesinin çok büyük bir mağduriyeti söz konusu. Bir taraftan genç bir insanın bu kadar ihmaller zinciri sonucunda hayatını kaybetmesi diğer taraftan gerçek sorumluların adalet karşısında çıkmayıp bu işin örtbas edilmesi gerçekten hukuk adına çok üzüntü verici. İçişleri Bakanlığı Şahinbey Belediyesi’ndeki bazı yetkililer hakkında soruşturma izni vermişken Danıştay bu kararı kaldırdı. Bu gerçekten hukuk adına içler acısı. Çünkü bilirkişi raporlarında, uzman raporlarında tüm sorumluluğun Şahinbey Belediyesine ait olduğu ve müteveffa Korkut Küçükcan tamamen kusursuz olduğu belliyken Danıştay tüm bu raporları da yok sayarak yeni de bir inceleme yaptırmaksızın sanki tüm sorumluluk oraya giren ölen mühendisi aittir gibi bir değerlendirmede bulundu. İnşallah geç de olsa adalet tecelli edecek. Müvekkilim Zeynep Küçükcan hem kendi adına hem evlatları adını hukuk mücadelesini sonuna kadar yürütüyor. Tüm aile arkasında ve bu mücadeleyi sonuna kadar devam edeceğiz. Anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunduk. Umarız adalet er ya da geç tecelli eder bize sonuna kadar takipçisi olacağız.”dedi

TEZEL: OLAYIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Gaziantep Mimarlar Odası Başkanı Aslı Tezel, “Gaziantep akademik meslek odaları olarak olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı buradan bir kere daha yinelemek istiyoruz” dedi.

GÜÇYETMEZ: ADALET İSTİYORUZ

Gaziantep İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Burkay Güçyetmez, “Biz de üyelerimizin hak ve çıkarlarını koruma noktasında önemli üyemizin yanında olmak istiyoruz. Onun haklarını savunmak istiyoruz. O yüzden bugün inşaat mühendisleri odası olarak müşteki talebinde bulunduk sonraki celseye bırakıldı. Bir sonraki duruşmada da genel merkez yöneticilerimiz avukatlarımız da birlikte Korkut Küçükcan davasının sonuna kadar takipçisi olacağız Adalet istiyoruz bu sözlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz bilimi ve tekniği savunan herkes sende Adalet arayışında bizim yanımızda olmasını bekliyorum.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.