GAZİANTEP’TEN TÜRKİYE’YE “TEMİZ EKRAN” ÇAĞRISI « GAZİANTEP RADYO ZEUGMA

15 Mayıs 2026 - 18:54

GAZİANTEP’TEN TÜRKİYE’YE “TEMİZ EKRAN” ÇAĞRISI

GAZİANTEP’TEN TÜRKİYE’YE “TEMİZ EKRAN” ÇAĞRISI
Son Güncelleme :

15 Mayıs 2026 - 17:25

Türkiye Aile Platformu, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü kapsamında Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti’ni (GGC) ziyaret etti. Ziyarette “Temiz Ekran Hareketi” çerçevesinde dijital içeriklerin aile yapısına etkileri ele alınırken, GGC Başkanı Meral Ay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a nesillerin korunması için acil yasal düzenleme çağrısında bulundu.

Türkiye Aile Platformu Üyeleri, anlamlı bir ziyarete imza atarak Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Meral Ay ve yönetim kurulunu ziyaret etti. 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü gibi sembolik ve büyük önem taşıyan bir günde gerçekleştirilen bu kritik zirvede, televizyon ve dijital ekranların aile yapısı ve gençlik üzerindeki etkileri tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Toplantının en önemli çıktısı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan yasal düzenleme çağrısı oldu.

DİJİTAL DÜNYANIN KISKACINDAKİ AİLE VE GENÇLİK

Gaziantep Aile Platformu Kurucu Üyeleri Mehmet Sonercan, Cengiz Diril, Murat Ekmekçi ve Mercan Ciğerli’den oluşan heyet, GGC Başkanı Meral Ay ile yaptıkları görüşmede, medyadaki yozlaşmaya karşı sivil bir duruş sergilenmesi gerektiğinin altını çizdi. Teknolojik dönüşümün evlerimizin içine kadar getirdiği dijital ekranların, denetimsiz içeriklerle çocukların zihinsel ve ahlaki gelişimini tehdit ettiği vurgulandı.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren GGC Başkanı Meral Ay ise toplumsal hassasiyetleri gözeten, milli ve manevi değerleri merkeze alan her türlü yapıcı projenin ve sivil inisiyatifin her zaman en büyük destekçisi olacaklarını ifade etti.

GGC BAŞKANI MERAL AY: “EKRANLAR SADECE EĞLENCE ARACI DEĞİLDİR”

Günümüz dünyasında kitle iletişim araçlarının ve dijital mecraların üstlendiği rolün çok büyük bir değişime uğradığını belirten Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Meral Ay, medyanın omuzlarındaki sorumluluğa dikkat çekti. Ekranların sadece zaman geçirilen veya eğlenilen birer araç olarak görülmesinin büyük bir hata olacağını ifade eden Başkan Ay, şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:

“Öncelikle böylesine önemli ve toplumsal bir hassasiyetle yola çıkmanızdan dolayı sizleri kıymetli bulduğumu ifade etmek isterim. Günümüzde ekranlar yalnızca bir eğlence aracı değil; çocuklarımızın, gençlerimizin ve toplumun düşünce dünyasını şekillendiren güçlü bir alan haline geldi. Bu nedenle aileyi, toplumsal birlik duygusunu ve millî-manevî değerleri koruyan bir medya anlayışını önemsemek hepimizin ortak sorumluluğudur.”

“ÖZGÜRLÜK İLE TOPLUMSAL SORUMLULUK ARASINDAKİ DENGE KORUNMALI”

Yıllardır medyanın ve basın sektörünün mutfağında yer alan bir isim olarak sektör dinamiklerini değerlendiren GGC Başkanı Meral Ay, yayıncılıkta özgürlük kavramının toplumsal değerleri zedeleme pahasına hoyratça kullanılmaması gerektiğini savundu. Ay, medyanın gücünün yapıcı bir şekilde kullanılması gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizler de yıllardır medya içinde olan insanlar olarak, ekranların etkisinin farkındayız. Özgürlük ile toplumsal sorumluluk arasındaki dengenin titizlikle korunması gerektiğine inanıyor; özellikle çocuklarımızın daha sağlıklı içeriklerle büyümesi adına atılan her samimi adımı değerli görüyoruz. Bu konuda yapılacak her yapıcı çalışmanın toplumun geleceğine çok büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TARİHİ ÇAĞRI: “TEMİZ EKRAN İÇİN YASA ÇIKARILMALI”

Mevcut denetimlerin dijital çağın getirdiği hızlı yozlaşmaya karşı yetersiz kaldığına işaret edilen görüşmede, yasal mevzuatların güçlendirilmesi gerektiği öncelikli gündem maddesi oldu. Özellikle çocukların ve gençlerin internet sitelerinde, sosyal medyada ve televizyon ekranlarında maruz kaldıkları zararlı içeriklerden korunması için devlet eliyle kalıcı önlemler alınması gerektiğini belirten GGC Başkanı Meral Ay, devletin en üst kademesine seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunan Ay, daha temiz bir ekran ortamının inşa edilmesi ve nesillerin korunması adına ilgili yasa tasarısının vakit kaybetmeden hazırlanarak bir an önce çıkarılması gerektiğini vurguladı.

GAZİANTEP AİLE PLATFORMU’NDAN TARİHİ MANİFESTO:

15 Mayıs Uluslararası Aile Günü’nde Gaziantep’ten tüm Türkiye’ye yayılan bu hareket, sivil toplumun dijitalleşmeye karşı duruşunu özetleyen tarihi bir adımla taçlandı. Gaziantep Aile Platformu, ailelerin ve çocukların geleceğini dijital dünyanın yıkıcı etkilerinden korumak amacıyla hazırladığı “Temiz Ekran Hareketi Manifestosu”nu kamuoyuna duyurdu. Manifestoda şu görüşlere yer verildi:

BİZ KİMİZ?

“Bizler ülkemizin, gönül ve kültür bağına sahip olduğumuz milletlerin ve nihayetinde tüm insanlığın; barış, huzur ve güven ikliminde geleceğini teminat alma çabasında buluşan akademisyenler, münevverler ve sivil toplum kuruluşlarıyız. Hepimiz bir aileden geliyoruz. Hepimiz çocuk yetiştiriyoruz, kendimizi çocuklarımızın geleceğinden sorumlu görüyoruz. Hepimiz toplumumuzun yarınlarını en güzel şekilde inşa etmeyi istiyoruz. Bu toplum; tarihinden, kültüründen ve köklü millî-manevî değerlerinden beslenen bir medeniyetin devamıdır. Bizi bir arada tutan bu değerler; aileyi, nesli ve toplumsal dayanışmayı ayakta tutan en güçlü zemindir.

#temizekranhareketi NEDİR? #temizekranhareketi; dijital ve konvansiyonel ekranların fertler ve toplum üzerindeki etkisini dikkate alarak, aileyi, çocukları ve toplumsal değerleri koruyan daha sağlıklı bir medya ve teknoloji ekosistemi oluşturmayı hedefleyen ortak bir toplumsal çağrıdır. Bu hareket; yasaklayıcı değil sorumluluk çağrısı yapan, ayrıştırıcı değil ortak paydada buluşturan, tepkisel değil yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşıma sahiptir. #temizekranhareketi; tek bir görüşün, kurumun ya da kesimin değil, çocukların sağlıklı gelişimini, ailenin güçlenmesini ve toplumun geleceğini önemseyen herkesin ortak zeminidir. Bu zemin; millî ve manevî değerlerden beslenen, toplumsal birlik ve dayanışmayı esas alan, özgürlük ile sorumluluk arasında denge kuran bir anlayış üzerine kuruludur. #temizekranhareketi; ekranların dönüştürücü gücünün farkında olan, bu gücün toplumu zayıflatacak değil güçlendirecek şekilde kullanılmasını savunan, içerik üreticilerden izleyicilere kadar herkesin sorumluluğunu hatırlatan bir farkındalık ve birlikte hareket çağrısıdır. Bu hareket; toplumsal çürümeye, kültürel kurumaya karşı bir duruş olduğu kadar, aynı zamanda modern çağın yıkıcı etkilerine karşı toplumsal dayanıklılığı artırmak için bir inşa çağrısıdır.

DERDİMİZ NE?

Bugün ekranlar; yalnızca eğlence aracı değil, zihinleri şekillendiren, davranışları etkileyen, değerleri dönüştüren güçlü bir ekosistemin yansımasıdır. Bu nedenle mesele yalnızca “ne izlediğimiz”, “neye maruz kaldığımız” değil, nasıl bir toplum olmak istediğimizdir.

ORTAK KAYGIMIZ: SAĞLIKLI NESİL, SAĞLAM TOPLUM.

Bizler; çocukların yaşına uygun, güvenli ve geliştirici içeriklere erişmesini, gençlerin umut, sorumluluk ve üretim duygusuyla büyümesini, aile bağlarının güçlenmesini, toplumda saygı, güven ve birlikte yaşama kültürünün korunmasını savunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki; dirençli bir toplum güçlü ailelerden, güçlü aileler sağlıklı ve huzurlu fertlerden oluşur. Bu zincirin korunması; millî ve manevî değerlerin nesiller arasında aktarılmasıyla mümkündür. Değerlerinden kopan toplumlar, yönünü ve direncini kaybeder.

ORTAK İLKEMİZ: ÖZGÜRLÜK İLE SORUMLULUK DENGESİ

Ekranlar özgür olduğu kadar yayınlarının, içeriklerinin sosyal etkilerinden de sorumludur. Biz; ifade ve sanat özgürlüğünü, çeşitliliği ve farklı anlatıları önemsiyoruz. Ancak aynı zamanda şunu savunuyoruz: özgürlük, toplumsal sorumlulukla birlikte anlam kazanır. Bu sorumluluğun temelinde ise toplumun ortak vicdanını oluşturan millî ve manevî değerler yer alır. Bu değerler; sınır koyan değil, yön veren ve denge kuran bir referans çerçevesidir. Bugün içerik üretiminde ve yayıncılıkta izlenme oranları önemli bir veri olmakla birlikte, tek belirleyici ölçüt haline gelmedilidir. Toplumsal etkisi yüksek olan ekran içerikleri; yalnızca kısa vadeli izlenme performansına göre değil, uzun vadeli sosyal etkileri, çocuklar ve gençler üzerindeki sonuçları ve toplumsal değerlerle uyumu gözetilerek değerlendirilmelidir. Çünkü yüksek izlenme oranı; her zaman toplumsal faydayı, sağlıklı gelişimi veya doğru yönlendirmeyi garanti etmez.

ORTAK TALEBİMİZ: TEMİZ VE NİTELİKLİ EKRAN EKOSİSTEMİ.

Taleplerimiz; içerik değerlendirme ve karar mekanizmalarında izlenme oranlarının tek belirleyici kriter olmaktan çıkarılması, aile ve çocuk dostu içeriklerin artırılması, yaş sınıflandırmalarının etkin uygulanması, zararlı davranışların özendirilmemesi, toplumsal birlik ve sorumluluk duygusunu güçlendiren içeriklerin desteklenmesi, millî ve manevî değerlerle uyumlu ve kültürel sürekliliği destekleyen içeriklerin teşvik edilmesidir.

ORTAK SORUMLULUĞUMUZ.

Bu mesele yalnızca kamu kurumlarının ya da yayıncı kuruluşlarının değil; ailelerin, STK’ların ve toplumun tamamının sorumluluğudur. Çünkü ekran izleyiciyi, izleyici toplumu ve nihayetinde geleceği etkiler.

ORTAK DAVETİMİZ.

Ekranların temizliği toplumun sağlığıdır, toplumun sağlığı ise geleceğimizin teminatıdır. Çünkü bu topraklarda aile sadece bir birliktelik değil, aynı zamanda bir değer aktarım zinciridir. Bu zincirin taşıyıcısı millî ve manevî değerlerimiz, yani medeniyet mirasımızdır.”

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.