Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya özgürlük çağrısı « GAZİANTEP RADYO ZEUGMA

4 Aralık 2022 - 00:36

Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya özgürlük çağrısı

Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya özgürlük çağrısı
Son Güncelleme :

26 Şubat 2022 - 16:42

Geçtiğimiz yıl Dünya Alimler Birliği ve Filistin Alimler Birliği’nin ilan etmiş olduğu Dünya Kudüs Haftası münasebetiyle Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Gaziantep’te de düzenlenen basın açıklamasında, Kudüs’e sahip çıkılması çağrısında bulunuldu.

Gaziantep’te Peygamber Sevdalıları Vakfı ve İTTİHAD-UL ULEMA tarafından Dünya Kudüs Haftası nedeniyle düzenlenen basın açıklamasına Gaziantep halkı yoğun katılım sağlarken, kentteki siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ile vatandaşlar, Kudüs davasına sahip çıkılması için Dünya Kudüs Haftasının önemli bir hafta olduğuna dikkat çekti.

Yıllardır işgalci rejimin esareti altında bulunan Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya Müslümanların sahip çıkması gerektiğini belirten siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ile vatandaşlar, Müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde olmaları halinde Kudüs’ün özgür olabileceğine dikkat çektiler.

Türkiye’nin işgalci rejimle olası normalleşme politikasının kabul edilemez olduğunu belirten HÜDA PAR Gaziantep İl Başkanı Faruk Göçer, işgalci rejimle hiçbir şekilde normalleşme olmaması gerektiğini söyledi.

“İşgalci rejimle hiçbir şekilde normalleşmemeliyiz” 

Kudüs’ün yıllardır esaret altında olmasının dünya Müslümanları için büyük bir ayıp olduğunu ifade eden Göçer, “ Sondönemlerde gerek Arap ülkeleri gerek Türkiye’nin de birebir aynı şekilde Siyonist işgal rejimi ile yaptığı anlaşmalar ve normalleşme adımları atması üzüntü vericidir. Herkes Kudüs’ün esaretten kurtuluşu için mücadele verirken bazı ‘İslami’ dediğimiz ve İslam coğrafyasındaki yöneticilerin liderlerinin, bu manada anlaşmalar yapmakla Kudüs davasını baltalamış oluyorlar. Biz HÜDA PAR olarak Siyonist terör şebekesi ile bütün ilişkilerimizi kesmemiz gerektiğini söylüyoruz. Tüm dünya Müslümanlarının Siyonist terör şebekesi ile ilişkilerini kesmesi lazım. Bu manada Türkiye’de buna dahildir, bu konuda Türkiye öncülük etmelidir.” dedi.

“Kudüs özgürlüğüne kavuşursa İslam ümmeti de özgürlüğüne kavuşur” 

Geçtiğimiz yıl ilan edilen ve Recep ayının son haftasında yapılması kararlaştırılan Dünya Kudüs Haftasının, bu yıl da 25 Şubat-4 Mart tarihleri arasında çeşitli etkinlik ve programlarla ihya edildiğini anım satan Peygamber Sevdalıları Vakfı Gaziantep Koordinatörü Mehmet Taş, “Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak İslam ümmetinin kutsal, ortak davası olan Kudüs meselesine bizler de iştirak ettik. İTTİHADUL ULEMA ve Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak inşallah bundan sonra Miraç Kandil’inin içinde yer aldığı haftayı Dünya Kudüs Haftası olarak idrak edeceğiz. Bu münasebetle Kudüs özgürlüğüne kavuşuncaya kadar her yıl etkinlik, program, basın açıklaması yapmayı düşünüyoruz. İnşallah Kudüs özgürlüğüne kavuşursa bizlerde bu minvalde rahat edeceğiz, İslam ümmeti ve Müslümanlar rahat edecek; İslam toprakları tamamıyla bu anlamda özgürlüğüne kavuşacaktır. Çünkü Kudüs özgürlüğüne kavuşursa İslam ümmeti de özgürlüğüne kavuşur.” ifadelerini kullandı.

“Kudüs davası her zaman sahip çıkılması gereken bir davadır”

Memur-Sen Gaziantep Şube Başkanı Vekili ve Diyanet-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, “Dünya Kudüs Haftası gerçekten çok güzel düşünülmüş bir organizasyondur. İslam ümmetinin hiçbir zaman aklından çıkarmaması gereken Kudüs davasını her yıl hatırlatmış oluyor. Kudüs’ü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Kudüs ümmetin davasıdır. Kudüs İslam aleminin davasıdır, her zaman sahip çıkılması gereken bir davadır. Bu yüzden Kudüs’ü unutmamamız gerekir.” şeklinde konuştu.

“İsrail ile bütün ekonomik, siyasi ve askeri ilişkiler sonlandırmalıdır”

Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Karakurt, “Özellikle İslam ülkelerinin ve özelde de Türkiye’nin israil ile bütün ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerini sonlandırması lazım. Çünkü israil bir devlet değildir, korsan bir devlettir. Dolasıyla İslam ümmeti arasında korsan bir devlet vasfını yitirmiş bir örgüttür, devlet bile denilmez. Ayrıca İslam ümmetinin bağrına saplanan bir hançerdir. Korsan israil çetesi ile bütün ilişkilerini sonlandırılması ile beraber israilin muhakkak İslam coğrafyasında atılması gereken bir ur olduğunu, bunun da ümmetin birliği ile sağlanabileceğini söylemek istiyorum.” diye konuştu.

“Müslümanlar Kudüs’e sahip çıkmalıdır”

Geçtiğimiz yıl Dünya Alimler Birliği ve Filistin Alimler Birliği’nin ilan etmiş olduğu Dünya Kudüs Haftası’nın Kudüs davasına sahip çıkılması için önemli bir hafta olduğunu vatandaşlardan Tacim Kervancı da şunları söyledi:

“Müslümanların Kudüs’e sahip çıkabilmelerini ön şartı olarak şöyle düşünüyorum; Müslümanlar ve İslam ülkeleri kendi aralarında siyasi bir birlik oluşturabilme kabiliyetine ve becerisine sahip olmalılar ki ondan sonra Allah’ın izniyle ve yardımıyla Kudüs’ün özgürlüğe kavuşacağı kaçınılmazdır. En azından Kudüs ve Mescid-i Aksa bilincinin toplum içerisinde canlı kalması için bu tür etkinlikler her sene dozajını arttırarak daha kapsamlı bir şekilde yapılması elbette ki gereklidir. İslam ümmetinin bir araya gelmesi için özellikle bu şuura, bilince ve hassasiyete sahip olan İslam ülkelerindeki halkların kendi siyasal yönetimlerine bunu dayatmaları, bir şekilde zorlamaları gerekiyor.”

“Müslümanlar olarak Kudüs’e sahip çıkmamız gerekiyor”

Kudüs’e sahip çıkmanın her Müslümanın boynunun borcu olduğunu ifade eden Salih Demir, “Müslümanlar Kudüs’e sahip çıkmaya çalışıyor. Kudüs her zaman gündemde olması gereken bir meseledir. Özellikle işgalci israil çetesinin son yıllarda yaptığı baskılar ve Müslümanlara karşı gözaltılar, zindana koymalar hat safhada, Filistin’de değişen bir durum yok. Kudüs haftası davasını sadece bir haftaya sığdırıp, sadece bugünlerde Kudüs’ü hatırlamak doğru değildir. Tüm Müslümanlar olarak Kudüs’e sahip çıkmamız gerekiyor. Bunun bilincinde olabilmek için bu tür etkinliklerin artırılması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.