Osmanlı tarihi ve Ermeni meselesi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Türk tarihçi, akademisyen ve Türk Tarih Kurumu (TTK) Ermeni Masası eski başkanı Prof. Dr. Kemal Çiçek, Gaziantep Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısına katıldı.
Gaziantep Kent Konseyi tarafından daha önce yayınlanmamış tarihi belgeler ve misyonerlik çalışmalarına yönelik yürütülen kitap çalışmaları kapsamında Gaziantep’e gelen Prof. Dr. Kemal Çiçek, Kent Konseyi yürütme kurulu toplantısında, Ermeni meselesi ve 1915 olaylarının tarihsel arka planını anlattı.
Daha sonra kurul üyelerinin sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Çiçek, 1915 olaylarının uzun yıllardır batı dünyasında taraflı, belirli bir anlatılar üzerinden ele alındığını ancak tarihsel olayların farklı kaynaklar ve belgeler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çiçek, asılsız Ermeni iddialarına ilişkin anlatının özellikle 1930’lu yıllardan itibaren uluslararası alanda etkili biçimde işlendiğini, propaganda malzemesi haline getirildiğini ifade ederek “Tarihte bir ezberi bozmak en zor şeylerden biridir. Biz bu meseleyi bütün yönleriyle anlatarak yanlış ezberleri sorgulatmak zorundayız. Ermeni meselesindeki batı ezberini tarihsel veriler ışığında bozmalıyız.” dedi.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler başta olmak üzere farklı dini ve etnik toplulukların uzun yıllar barış içerisinde yaşadığını anımsatan Çiçek, Techir Kanunu’na giden süreci, 1. Dünya Savaşı öncesindeki gelişmeler, dönemin siyasi ve askeri şartları, misyonerlik çalışmaları ile sonuçlarıyla birlikte bütünsel olarak anlattı.
“1915 süreci savaş şartları içinde değerlendirilmelidir”
1915 Tehcir Kanunu’nun ortaya çıkış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiçek, Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında yaşanan isyanlar, silahlı grupların faaliyetleri ve özellikle Van’daki gelişmelerin tehcir kararında etkili olduğunu vurguladı.
Osmanlı’nın kendisini arkadan vuran Ermeniler için 27 Mayıs 1915’te çıkardığı Tehcir Kanunu’nu sonrasında başka yerlere sevk edilen Ermenilerin mallarının korunması, tasfiye kurullarının oluşturulması, hastane, fırın ve yetimhanelerin kurulması gibi dönemin şartlarında olağan üstü çaba gerektiren çalışmaları bulunduğunu söyledi.
Çiçek, bununla ilgili arşivlerde pek çok belge, yazışmalar bulunduğunu belirterek, bu belgelerin tehcir sürecinin yönetim biçiminin anlaşılması açısından önem taşıdığını kaydetti.
Çiçek, 1915 iddialarına kaynak olarak gösterilen özellikle Amerikan konsoloslukları ve misyoner raporlarının doğrudan gözleme değil, duyumlara dayandığını ve savaş sonrasında aktarılan anlatıların da tarihsel kaynak olarak sunulmasının yanlış olduğuna işaret ederek, Ermeni meselesinin tek bir anlatı üzerinden değil, Osmanlı ve Ermeni arşivleri başta olmak üzere farklı ülkelerin diplomatik belgeleri, nüfus kayıtları, mektuplar ve dönemin diğer kaynakları birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğini bildirdi.