20 YILDIR GÖZLÜKLE YAŞAYAN HASTA LAZER TEDAVİSİ İLE GÖZLÜKLERİNDEN KURTULDU « GAZİANTEP RADYO ZEUGMA

17 Nisan 2024 - 21:03

20 YILDIR GÖZLÜKLE YAŞAYAN HASTA LAZER TEDAVİSİ İLE GÖZLÜKLERİNDEN KURTULDU

20 YILDIR GÖZLÜKLE YAŞAYAN HASTA LAZER TEDAVİSİ İLE GÖZLÜKLERİNDEN KURTULDU
Son Güncelleme :

19 Şubat 2024 - 11:02

Gaziantep’te ikamet eden, 20 yıldır gözlük kullanan Coşkun Kıvrım, Gaziantep Özel Hatem
Hastanesi’nde göze uygulanan lazer operasyonu sayesinde gözlüklerinden kurtularak
sağlığına kavuştu.
Gaziantep Özel Hatem Hastanesi’nde geçirdiği lazer ameliyatı sonucu net bir şekilde
görmeye başlayan Coşkun Kıvrım, gözlüksüz bir şeklide görmenin mutluluğunu yaşıyor. 20
yıldır gözlük kullanan Kıvrım, “Bu zamana kadar çok geç kalmışım desem yeridir. Çünkü
etkisini çok güzel gördüm. Çizdirme işlemi çok güzel geçti” dedi.
“Bu zamana kadar çok geç kalmışım desem yeridir”
Lazer uygulamasından sonra gözlerinin çok net gördüğünü söyleyen Kıvrım, “Yaklaşık 20
yıldır gözlük takıyordum. Göze lazer uygulamasının etkisini çok güzel gördüm, memnun
kaldım. Gözlüğü boş yere taşımışım. Bu işlemi herkese öneriyorum. Mutlaka denesinler.
Eğer çizdirmek istemiyorlarsa bile gelip bir muayene olsunlar. Çünkü dereceler kişiden kişiye
değişiyor. Herkese öneriyorum. Gözlüğün buharlanması, yağmur yağması gibi birçok
sıkıntıyla karşılaştım” ifadelerini kullandı.
Ameliyatı gerçekleştiren Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Göz Doktorları Prof. Dr. Mete
Güler ve Doç. Dr. Burak Bilgin, ameliyat süreci ile ilgili bilgiler verdi.
Lazer uygulamasında uygun hastayı, uygun zamanda yaparsanız büyük ölçüde kalıcı
oluyor.
Lazer cerrahi işleminin kalıcı olduğunu anlatan Prof. Dr. Mete Güler, “Coşkun bey bize ilk
geldiği zaman çok yüksek dereceli gözlükler kullanıyordu. Bununla ilgili gözlük numaralarının
tespitini yaptık. Hastamızın düzeltilmesi gereken gözlük numaralarını tekrar muayene ederek
belirledik. Ondan sonra excimer lazer uygulayacağımız kornea bölgesinin detaylı
haritalamasını yapmak için topografi cihazıyla ayrıntılı muayenesini yaptık. Bundan sonra
“hastamız için en uygun yöntemi” tespit edip uyguladık. Zaten lazer ameliyatlarının en önemli
süreci bu süreçtir. “Hangi gözün lazer tedavisine ve aynı zamanda hangi hastaya hangi
yöntemin uygun olup olmadığının karar verilmesi”. Lazer cerrahilerinin tabi ki sınırlamaları
var. Hastanın ihtiyaç duyduğu düzeltme derecesi ve işlemin uygulanacağı kornea dokusunun
yapısı ve kalınlığı çok önemlidir. Bir numaranın altına lazer işlemini pek uygulamıyoruz.
LASİK denilen yöntemde -10 numara miyopi, artı 6 numara hipermetropiyi ve 6 numara
astigmatizmayı düzeltebiliyoruz. Yüzey ablasyonu dediğimiz cerrahilerde (Toplumda bıçaksız
yöntemler diye geçen bizim PRK dediğimiz no touch olarak bilinen temassız lazerler) artı 4
numara hipermetropiyi ve astigmatizmayı ve eksi 5 numara miyop hastaları düzeltilebiliyoruz.
Uygun hastayı bulup uygun zamanda yaparsanız, büyük ölçüde kalıcı oluyor. Hastalarımızın
lazer tedavisinden önce gözlük numaralarının 1 yıl boyunca sabit kalmasını istiyoruz. Bu da
bizim için çok önemli bir kriter. Erkeklerde 22, kadınlarda 18 yaş öncesinde cerrahi işlem
yapmıyoruz” şeklinde konuştu.
“Uyguladığımız tekniğe göre hastanın görmeye net başlaması değişiyor”
Görme işleminin hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Burak Bilgin,
“Refraktif göze lazer uygulamalarında birçok teknik bir arada. Aslında ameliyattan
bahsederken tek bir ameliyattan bahsetmiyoruz. Farklı farklı tekniklerden oluşan ameliyat
grubuna lazer işlemleri halk arasında göz çizdirme ameliyatları deniliyor. Uyguladığımız
tekniğe göre süre değişiyor. Bu işlem dakikalarla ifade ediliyor. Ama asıl cerrahinin temelini
oluşturan lazer işlemi lazerle kırma kusurunu düzeltilmesi işlemi saniyelerle ifade edilmekte.
Bu uygulamanın tekniğine göre değişmektedir. Hastalarımızı lokal anestezi altında hatta

topikal dediğimiz damla anestezisi altında ameliyat ediyoruz. Hastalarımız operasyon
sırasında ağrı yaşamıyor. Hastanede yatma olayı yok. İşlem sonrasında hastanın kendisini
iyi hissetmesi sonucunda 10 dakika veya 1 saat içinde taburcu ediyoruz. Ameliyat sonrası
post-op dönem dediğimiz 1. gün, 1. Hafta ve 1. ay kontrollerimizi yapıyoruz. Hastalarımıza
damlalar veriyoruz. Bazı önerilerde bulunuyoruz. Yasaklarımız da oluyor. Uyguladığımız
tekniğe göre farklı farklı önerilerde bulunabiliyoruz. Bu şekilde süreci yönetiyoruz. Ameliyat
sonrası hastamızın özellikle bizim yazdığımız reçeteleri kullanması gerekiyor. Ameliyat kadar
ameliyat sonrası bakıma da özen gösterilmelidir. Gözünü travmalardan sakınması oldukça
önemli. Tekniğe bağlı değişen bazı hususlar olmakla birlikte genel anlamda hastalarımızın
verdiğimiz tedaviye bağlı kalmalarını öneriyoruz. Uyguladığımız tekniğe göre hastanın
görmeye net başlaması değişiyor. Bıçaklı yöntemler dediğimiz, LASİK yöntemi gibi bir
yöntemde hasta ertesi gün veya ikinci gün hastaya bağlı olarak çok net görmeye başlıyor.
Halk arasında bıçaksız yöntemler diye geçen bizim PRK dediğimiz no touch olarak bilinen
temassız lazerlerde bu süreç biraz daha uzamakta. 1. haftandan sonra görmeler netleşmeye
başlamakta. Çünkü teknikler farklı olduğu için hastalarında bu görsel rehabilitasyon süreci
değişebilmekte. Dolayısıyla uyguladığımız tekniğe göre hastanın görme netleşmesi
değişebilmekte” diye konuştu.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.